Kırmızı Başlıklı Kız Masalı – Ormanda Bilgeliğin Yolculuğu, Evvel zaman içinde, uçsuz bucaksız bir ormanın kenarındaki sevimli bir kulübede, annesi ve babasıyla birlikte yaşayan küçük bir kız vardı. Herkes onu, büyükannesinin ona hediye ettiği kırmızı başlıklı pelerini yüzünden, Kırmızı Başlıklı Kız diye çağırırdı. Bu pelerini o kadar çok severdi ki, nereye gitse onu giyerdi. Kırmızı Başlıklı Kız, neşeli, sevecen ama biraz da saf bir kızdı. Dünyadaki tüm canlıların iyi olduğuna inanmak istiyordu.
Bir gün, annesi onu yanına çağırdı. “Sevgili kızım,” dedi. “Büyükannen hasta. Ona biraz taze kek ve bir şişe meyve suyu götürmeni istiyorum. Sakın unutma, ormanda doğrudan büyükannenin evine git. Yolda oyalanma, hiç kimseyle konuşma. Orman bazen sinsi olabilir, unutma.”
Kırmızı Başlıklı Kız, sepetini aldı, annesine söz verdi ve hemen yola koyuldu. İlk başlarda, annesinin sözünü tuttu ve dikenli yoldan dosdoğru ilerledi. Ancak orman o kadar güzeldi ki! Rengârenk kelebekler, cıvıl cıvıl öten kuşlar ve etrafa saçılmış rengârenk çiçekler onu cezbediyordu. “Büyükanneme bir demet çiçek götürsem ne güzel olur!” diye düşündü. Ve işte o an, annesinin uyarısını unutuverdi. Yoldan çıkıp çiçek toplamaya başladı. Çiçekler onu daha da derinlere, ormanın bilinmezliklerine çekiyordu.
Tam o sırada, bir ağacın arkasından sinsi sinsi onu izleyen kurt ortaya çıktı. Kurt, aç ve fırsat kolluyordu. Kırmızı Başlıklı Kız’ın saf ve toy olduğunu hemen anladı. Yumuşak ve sinsi bir sesle ona seslendi: “Günaydın, küçük kız! Sepetinde ne var, böyle nereye gidiyorsun?”
Kırmızı Başlıklı Kız, annesinin “Kimseyle konuşma!” uyarısını tamamen unutmuştu. Kurt ne kadar sevecen görünüyordu! Hiç çekinmeden, “Hasta büyükanneme gidiyorum,” dedi. “Ona bu keki ve meyve suyunu götürüyorum. Şu çiçekli yoldan gidiyorum.”
Kurdun aklında hemen karanlık bir plan şekillendi. Kıza, “Ne kadar iyi kalplisin!” dedi. “Büyükannen çok şanslı. Bak, ben de senin gibi çiçek toplayacağım. Sen yoluna devam et.” dedi. Aslında, Kırmızı Başlıklı Kız’ı oyalamak için söylüyordu bunları. Kendisi, ormanda dolambaçlı yollardan, kestirme yoldan, büyükannenin evine doğru hızla koşmaya başladı.
Eve varınca, kapıyı tıklattı. Yaşlı ve hasta kadının cılız “Kim o?” sesine, Kırmızı Başlıklı Kız taklidi yaparak, “Benim, torunun,” dedi. “Sana ikramlar getirdim.” Büyükanne kapıyı açınca, kurt hiç vakit kaybetmeden üzerine atıldı ve onu yuttu! Sonra, büyükannenin geceliğini ve boncuğunu giyip yatağa uzandı. Perdeyi de çekip loş bir ortam yarattı.
Biraz sonra, Kırmızı Başlıklı Kız, neşeyle eve geldi. İçeri girdiğinde, yatakta yatanın büyükannesi olmadığını hemen anlayamadı. Loş ışıkta, yatağa yaklaştı ve şaşkınlıkla sorular sormaya başladı:
“Büyükanne, kulakların ne kadar büyük?”
“Seni daha iyi duyabilmek için, yavrum.”
“Büyükanne, gözlerin ne kadar iri?”
“Seni daha iyi görebilmek için, yavrum.”
“Büyükanne, dişlerin ne kadar kocaman?”
“Seni daha iyi yiyebilmek için!” diye kükreyerek kurt yataktan fırladı ve Kırmızı Başlıklı Kız’ı da yuttu.
Karnı tıka basa dolu kurt, o kadar ağırlaşmıştı ki, derin bir uykuya daldı. O sırada, ormanda avlanan oduncu, büyükannenin evinin önünden geçiyordu. İçeriden gelen korkunç horultuları duyunca, içgüdüleri harekete geçti. Kapıyı kırarak içeri daldı. Yatakta uyuyan kocaman kurdun karnının hareket ettiğini görünce kurdun karnını açtı. İçinden, önce Kırmızı Başlıklı Kız, sonra da büyükanne sağ salim çıktılar!
Kurt, olanları anlayamadan, oduncu onu ormandan uzak bir yere götürüp bıraktı. Bir daha da onları rahatsız etmedi.
Kırmızı Başlıklı Kız, bu olaydan çok büyük bir ders çıkardı. Annesinin ve büyükannesinin uyarılarının ne kadar değerli olduğunu anladı. Büyüklerin sözünü dinlemenin, yabancılarla konuşmamanın ve daima dikkatli olmanın önemini bir daha asla unutmadı.
Bu masalın bize öğrettiği şudur: Masumiyet ve iyi niyet, her zaman tehlikeleri görmezden gelmek için bir bahane değildir. Etrafımızdaki dünya, iyiliklerle olduğu kadar, sinsi tehlikelerle de doludur. Büyüklerin öğütleri, hayat tecrübesiyle kazanılmış değerli hazinelerdir. Kırmızı Başlıklı Kız’ın başına gelenler, bize şunu fısıldar: Merakımız ve iyimserliğimiz, dikkat ve sağduyumuzla dengelendiği zaman gerçekten güvende oluruz.
Bir önceki yazımızda sizlere Küçük Ayı Masalı – Kendini Keşfetme Yolculuğu hakkında bilgi vermiştik.







Bir yanıt yazın