Pinokyo Masalı – Cesaretin Hikayesi

pinokyo-masali-cesaretin-hikayesi

Pinokyo Masalı – Cesaretin Hikayesi, Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, İtalya’nın şirin bir kasabasında, yaşlı ve yalnız bir marangoz olan Usta Geppetto yaşarmış. Geppetto, çok iyi kalpli ama çok da yoksul bir adamcıkmış. En büyük isteği, ona arkadaşlık edecek bir oğlu olmasıymış. Bir gün, odasında yanan şömineden ısınırken, konuşan bir kütük parçası gördü! Hiç vakit kaybetmeden, bu sihirli kütüğü alıp onu bir kukla yapmaya karar verdi.

Bütün gece çalıştı; oydu, çekiciyle çaktı, zımparayla düzeltti. Sonunda, kütükten harika bir tahta kukla yaptı. Ona iki kol, iki bacak, gülen bir ağız ve komik bir burnu vardı. En son olarak da ona iki güzel göz yaptı. Tam o sırada, kukla canlandı! “Pinokyo!” diye sevinçle bağırdı Usta Geppetto. Tahta çocuk, “Benim adım Pinokyo!” diyerek odanın içinde zıplayarak dans etmeye başladı.

Usta Geppetto, Pinokyo’yu gerçek bir çocuk gibi yetiştirmek istiyordu. Onu, diğer çocuklarla birlikte okula göndermeye karar verdi. Cebindeki son parayla ona bir okul kitabı aldı ve paltosunu satarak ona kırmızı bir okul şapkası verdi. “Okula git ve uslu bir çocuk ol,” dedi. “Akşam olunca da eve dön.”

Ancak yolda giderken, Pinokyo’nun dikkatini bir kukla tiyatrosunun müzikleri ve renkli afişleri çekti. Okulu ve Usta Geppetto’nun sözlerini unutuverdi. Kitabını satarak tiyatroya girmek için bileti aldı. İçerideki gösteriyi çok sevdi. Kuklalar onu görünce şaşırdılar ve onu sahneye davet ettiler. Pinokyo, onlarla birlikte dans edip şarkı söyledi.

Tiyatronun sahibi, acımasız bir adam olan İhtiyar Mangiafuoco (Ateşyutan) çok sinirlendi. Pinokyo’nun gösterisini izinsiz yaptığını düşünerek onu yakaladı ve “Seni odun olarak kullanıp fırınımı yakacağım!” diye korkuttu. Korkudan titreyen Pinokyo, ona Usta Geppetto’yu ve yoksul hayatlarını anlattı. Bu hikaye İhtiyar Mangiafuoco’nun kalbini yumuşattı. Onu serbest bıraktı ve ona beş altın para verdi. “Al bunları, götür babana. Ama sakın baştan çıkarıcılara kanma!” diye tembihledi.

Yolda evine dönerken, Pinokyo tilki ve kedi ile karşılaştı. Bu ikili, onun altınlarını görünce hemen bir tuzak kurdu. Ona, “Bu paraları toprağa gömersen, ertesi gün dev bir para ağacın olur!” diye kandırdılar. Pinokyo, açgözlülüğüne yenik düştü ve onların peşinden gitti. Onu, “Dilekler Tarlası” denen yere götürdüler. Ancak orada onu soyup, bir ağaca asarak orada bıraktılar.

Pinokyo’yu oradan, mavi saçlı güzel bir peri kurtardı. Ona, “Neden okulda değilsin? Altınların nerede?” diye sordu. Pinokyo, utancından ve korkusundan yalan söyledi. Her yalan söylediğinde, tahta burnu biraz daha uzadı. Yalanlar arttıkça burun da uzadıkça uzadı, öyle ki artık odanın içinde dönemeyecek hale geldi. Peri, “Görüyor musun?” dedi. “Yalan söylemek seni ele verir. Doğruyu söyleyen bir çocuğun burnu asla uzamaz.”

Pinokyo ağlayarak doğruyu itiraf etti. Peri, bir daha asla yalan söylemeyeceğine söz vermesi üzerine onu affetti ve burnunu eski haline getirdi. Pinokyo, evine dönmek için yola koyuldu. Ancak bu sefer de, okuldan kaçan diğer çocuklarla tanıştı ve onlarla birlikte “Eğlence Adası” adlı bir yere gitmeye ikna oldu.

Bu ada, çocukların istedikleri her şeyi yapabildiği, hiç kuralın olmadığı bir yerdi. Pinokyo aylarca orada oyunlar oynadı, şekerlemeler yedi. Ancak bir sabah uyandığında korkunç bir şey oldu. Eşek kulakları ve bir eşek kuyruğu çıkmıştı! Ada’daki tüm çocuklar, tembellik ve sorumsuzluk yüzünden eşeğe dönüşüyordu. Pinokyo, ancak son anda oradan kaçmayı başardı.

Evine döndüğünde ise Usta Geppetto’yu bulamadı. Komşular, onu aramak için denize açıldığını ve dev bir balina tarafından yutulduğunu söylediler. Pinokyo, hiç tereddüt etmeden denize atladı ve babasını kurtarmak için dev balinayı aramaya başladı. Sonunda onu buldu ve korkusuzca ağzından içeri girdi. Balinanın karnının içinde, bir sandalın üzerinde oturan Usta Geppetto’yu buldu.

Pinokyo, babasına sarıldı. “Üzgünüm baba! Söz veriyorum, artık uslu bir çocuk olacağım!” dedi. Beraber kaçmak için akıllıca bir plan yaptılar. Sandalı balinanın midesine sürterek onu gıdıklamaya başladılar. Balina hapşırdığı anda, onları büyük bir güçle dışarı fırlattı. Kıyıya kadar yüzdüler ve güvenle eve ulaştılar.

O gece, Pinokyo yatağında uykuya daldı. Sabah uyandığında mucizevi bir şey oldu. Artık tahta bir kukla değil, gerçek bir çocuktu! Mavi Peri, onun cesaretini, babasına olan sevgisini ve verdiği sözleri tutmasını ödüllendirmişti. Usta Geppetto sevinç gözyaşları dökerek oğluna sarıldı. O günden sonra Pinokyo her zaman doğruyu söyledi, çok çalıştı ve Usta Geppetto ile birlikte çok mutlu bir hayat sürdüler.

Bir önceki yazımızda sizlere Kırmızı Başlıklı Kız Masalı – Ormanda Bilgeliğin Yolculuğu hakkında bilgi vermiştik.

Categories:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir