İki İnatçı Keçi Masalı – Köprüdeki Gurur, Evvel zaman içinde, iki yakası birbirine hasret, derin ve gürül gürül akan bir ırmağın üzerinde, dallardan örülmüş daracık bir köprü uzanırdı. Bu köprü, ormandaki hayvanlar için iki yakayı birleştiren tek geçiş noktasıydı. Köprünün bir yakasında, gururlu ve iri boynuzlu Kara Keçi yaşardı. Öteki yakasında ise, ona denk kadar güçlü ve bir o kadar da onurlu Ak Keçi otlardı. İkisi de kendi bölgelerinin en güçlü keçisi olduğunu düşünür ve diğer tarafa geçenleri küçümserdi.
Bir ilkbahar sabahı, Kara Keçi, karşı yakadaki otların daha yeşil ve daha sulu göründüğünü fark etti. “Şu karşıdaki otlar,” dedi kendi kendine, “benim otlarımdan daha güzel görünüyor. Gidip onları tatmalıyım.” Aynı anda, Ak Keçi de tam olarak aynı şeyi düşünüyordu. Kara Keçi’nin bulunduğu taraftaki otlar, onunkilere kıyasla daha bir cazip gelmişti.
İkisi de aynı anda, dimdik duruşları ve gururlu adımlarıyla köprünün başına geldi. Köprü o kadar dardı ki, ancak bir keçi geçebilirdi. İkisi de karşıya geçmek istediği için köprünün tam ortasında, burun buruna geldiler.
Kara Keçi, heybetli boynuzlarını göstererek, “Çekil yolumdan!” diye gürledi. “Ben, bu ormanın en güçlü keçisiyim. Kimse karşıma çıkamaz!”
Ak Keçi, geri adım atmak yerine, bir adım daha ileri atıp, “En güçlü keçi sen misin? Öyle mi?” diye meydan okudu. “Göster o zaman kendini! Ben geçeceğim, sen çekileceksin!”
İkisi de inatla diğerinin yol vermesini bekliyordu. Ne biri, ne diğeri. Gururları, onlara geri adım attırmıyordu. Sonunda Kara Keçi, “Ben senden daha güçlüyüm!” diyerek başını eğip boynuzlarını Ak Keçi’ye doğrulttu. Ak Keçi de aynı şekilde karşılık verdi.
Köprünün ortasında, gürül gürül akan ırmağın üzerinde, korkunç bir boynuz tokuşturma sesi yankılandı. Tokuştular, itiştiler, sürtündüler. Köprü onların darbeleriyle sallanıp inliyordu. Hiçbiri bir karış geri adım atmıyordu. İkisi de kazanmak, diğerine boyun eğdirmek istiyordu.
Tam o sırada, köprünün altından geçen yaşlı ve bilge bir kaplumbağa, kavganın gürültüsüyle suyun yüzüne çıktı. “Hey, gençler!” diye seslendi, sesi ırmağın sesine karışıyordu. “Bu inatlaşmanın sonu yok. Biriniz biraz geri adım atarsa, ikiniz de kazançlı çıkacaksınız. Yoksa ikiniz de kaybedeceksiniz!”
Ancak keçiler, öfke ve gururla körleşmişti. Kaplumbağanın sözlerine kulak asmadılar bile. “Ben asla pes etmem!” diye bağırdı Kara Keçi. “Ben daha güçlüyüm!” diye karşılık verdi Ak Keçi.
Daha da hırslanarak birbirlerine daha şiddetli saldırmaya başladılar. Sonunda, köprünün tahtaları bu şiddetli mücadeleye daha fazla dayanamadı. Bir çatırtı sesi duyuldu ve köprünün ortasındaki çürük tahta kırıldı.
İki inatçı keçi, şaşkınlık ve korku içinde, gürül gürül akan ırmağın sularına düştüler. Boynuz tokuşturmanın verdiği yorgunlukla, azgın sularla boğuşmaya çalıştılar. Neyse ki, ikisi de güçlü yüzücülerdi. Zor bela, sırılsıklam bir vaziyette, kendi taraflarındaki kıyılara çıkabildiler.
Islak, bitkin ve perişan bir halde, karşı kıyıdaki rakibine baktılar. Ne karşıdaki yeşil otları yiyebilmişlerdi, ne de gururlarını tatmin edebilmişlerdi. Ellerinde kalan, sadece yaşadıkları korku ve boşa harcanmış enerjiydi. O anda, bilge kaplumbağanın sözleri kulaklarında yankılandı: “Biriniz biraz geri adım atarsa, ikiniz de kazançlı çıkacaksınız. Yoksa ikiniz de kaybedeceksiniz.“
Utangaç bir şekilde birbirlerine baktılar. İnatları, onları neredeyse canlarından edecekti. O günden sonra, köprü tamir edildiğinde bile, bir daha asla aynı anda geçmeye çalışmadılar. Biri diğerine yol verir oldu. Bazen Kara Keçi, bazen Ak Keçi beklerdi. Çünkü anlamışlardı ki; bazen geri adım atmak, yenilgi değil, akıllılık ve nezakettir.
Bu masalın bize öğrettiği şudur: İnatçılık ve aşırı gurur, çoğu zaman bizi hiçbir yere vardırmaz. İki tarafın da kazançlı çıkabileceği bir çözüm varken, sırf “ben” dediğimiz için her şeyi kaybedebiliriz. Uzlaşmak, zayıflık değil, güçlülük göstergesidir. Hayatta bazen esnek olmak, geri çekilmek ve diğerine yol vermek, en doğru ve en mantıklı harekettir. Tıpkı iki keçinin sonunda anladığı gibi: Birlikte yaşamanın sırrı, bazen nehrin akışına bırakmaktır inatları.
Bir önceki yazımızda sizlere Aslan ve Fare Masalı – Küçük Dostun Büyük Yardımı hakkında bilgi vermiştik.







Bir yanıt yazın